Çini Sanatı

Çini, bir yüzü sırlı, su geçirmez bir tabaka veya cam ile seramiğin ateşle birbirine kaynaştırılması sonucu ortaya çıkan levha.

Türk çini sanatının tarihi ilk Müslüman Türk devletlerinden Karahanlılara kadar dayanmaktadır. Bu da çini sanatının bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir.
Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları çiniyi mimari süslemelerde sıkça kullanmış, Anadolu Selçuklu Devleti’nin dağılmasından sonra, çini sanatında Osmanlı Devleti’nin kuruluşuyla yeni bir dönem başlamıştır.

İznik Çinisi
Ana madde: İznik Çinisi
İlk Osmanlı dönemi İznik çinileri, Bursa Yeşil Camii ve türbesinde (1421), Bursa Muradiye Camii’nde (1426), Edirne Muradiye Camii (1433) ve Çinili Köşk’te (1472) görülebilmektedir. Bunlar genellikle mozaik veya sırlı boya teknikleri ile üretilmiş çinilerdir. Bu dönem çinilerinde lacivert, mavi, turkuaz, siyah renkleri ağırlıktadır ve daha çok geometrik desenler kullanılmıştır. Bu dönemde, mimaride kullanılan duvar çinilerine kâşi, süs ve mutfak eşyası çinilere ise evâni deniliyordu.

16. yüzyılda İznik’te üretilen çinilerde gerek kalite ve gerekse desen üretiminde büyük gelişmeler olmuş ve Türk çini sanatı en parlak dönemini yaşamıştır. Osmanlı, mozaik gibi teknikleri bırakmış sır altı boya ve sır tekniğini geliştirmiştir. Bunun yanı sıra saray nakkaşhanesinde yeni motifler geliştirilmeye ve üretilmeye başlanmıştır. Kırmızı, yeşil, mavi, lacivert, turkuaz ve kahverenginin kullanımıyla İznik çinilerinde yeni bir devir yaşanmaya başlanmıştır.

Kütahya Çinisi
Kütahya’da ilk çini örnekleri 14. yüzyılın sonlarında görülmeye başlanırken çinide asıl ilerleme İznik’in çini sanatının zirvesinde olduğu 16. yüzyılın ikinci yarısından sonra başlar. Özellikle İstanbul’un çini ihtiyacını karşılamak için Kütahya’da çini atölyeleri kurulmuş, Osmanlı’nın gerileme dönemiyle beraber İznik’te çinicilik de aynı hızda gerilemeye başlamıştır. 18. yüzyılda çinicilik sanatının İznik’te tamamen kaybolmasıyla Kütahya bu alanda faaliyet gösteren tek yer olmuştur. Osmanlı’da çiniciliğin en güzel ve son örnekleri Hafız Mehmed Emin Efendi’nin elinden çıkmıştır.
kütahya çinisi

Milet işi
Kırmızı hamurdan yapılmış beyaz astarlı Osmanlı dönemi seramikleri milet işi adı altında bilinmektedirler. Ak çini olarak da adlandırılan bu eserlerin bezemeleri siyah, kobalt mavisi, patlıcan moru ve firuze gibi renklerde olabilmektedir.
Milet işi çini

Haliç işi
Haliç işi, 15. yüzyıl sonuyla 16. yüzyıl başlarında daha çok vazo, kase, tabak, kandil gibi biçimlerde üretilmiş, mavi beyaz Osmanlı seramiği.

Haliç işi seramik, diğer Osmanlı mavi beyaz seramiklerinden spiral dallar üzerindeki küçük çiçek ve yaprak ögelerinden oluşan mavi, sonra türkuaz ve siyah renkler de kullanılmıştır. Evliya Çelebi, Eremya Çelebi Kömürciyan gibi yazarlar Bizans döneminden beri Haliç kıyısındaki Hasköy’de Keramitya olarak adlandırılan yerde kiremit imalathanelerinin olduğunu ve Ayvansaray’da kaliteli seramik üretildiğini belirtmektedir.

İznik ve Kütahya’da yapılan kazılarda da çok sayıda Haliç işi seramik çıkarılmıştır. Konuyla ilgili eldeki belgelerde açıklık da yoktur. Bu nedenle Haliç işi seramiğin gerçekten Haliç’temi yoksa İznik ya da Kütahya’da üretildiği halde yanlış olarak mi haliç işi ismi takıldığı bilinmemektedir.
Haliç işi Çini Sanatı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 WooCommerce Floating Cart

No products in the cart.